TAKE ile Phrasal Verb'ler: Anlamları, Fen Örnek Cümleleri ve YÖKDİL Eş Anlamlıları
Take place, take up, take in, take off… YÖKDİL Fen'de işinize yarayacak take kalıpları fen cümleleri, eş anlamlıları ve mini testle.

İçindekiler
- Phrasal verb neden zor gelir?
- YÖKDİL Fen'in yıldızları: metinlerde en çok işinize yarayacaklar
- Günlük hayatta sık duyacaklarınız
- Bir kalıp, birden fazla anlam: en çok karıştırılanlar
- YÖKDİL ipucu: eş anlamlı soruları için hızlı tablo
- Kendinizi sınayın: 6 soruluk mini test
- Phrasal verb'ler nasıl kalıcı öğrenilir?
“Take” kelimesini herkes bilir: almak. Ama arkasına küçük bir up, in ya da off geldiğinde anlam bambaşka bir yere gider. Take off hem “uçak havalanmak” hem “giysi çıkarmak” hem de “bir şey hızla yaygınlaşmak” demektir. Bu yazıda take ile kurulan en kullanışlı phrasal verb'leri tekrarsız ve gruplara ayrılmış olarak, fen metinlerinden örnek cümlelerle ve YÖKDİL'de karşınıza çıkabilecek eş anlamlılarıyla topladık. Sonunda kendinizi sınayabileceğiniz kısa bir test de var.
Phrasal verb neden zor gelir?
Çünkü anlam, fiil ile parçacığın tek tek anlamlarından tahmin edilemez.
Take “almak”, in “içeri” demektir; ama take someone in “birini kandırmak” anlamına da gelebilir. Üstelik sık kullanılan phrasal verb'lerin çoğunun birden fazla anlamı vardır. İyi haber şu: İngilizcede phrasal verb'lerin büyük kısmı az sayıda fiil ve parçacıkla kurulur. Bir korpus çalışmasında, yalnızca 20 fiilin sekiz parçacıkla kurduğu birleşimlerin İngiliz Ulusal Derlemi'ndeki phrasal verb kullanımlarının yarısından fazlasını oluşturduğu bulunmuştur. Yani sık geçenleri öğrenmek size orantısız bir kazanç sağlar.
YÖKDİL Fen'in yıldızları: metinlerde en çok işinize yarayacaklar
take place, take up, take in, take over, take on ve take off fen metinlerinde sürekli karşınıza çıkar.
- take place: gerçekleşmek, meydana gelmek (= occur, happen). Photosynthesis takes place in the chloroplasts of plant cells. Fotosentez bitki hücrelerinin kloroplastlarında gerçekleşir.
- take into account: hesaba katmak, göz önünde bulundurmak (= consider, allow for). Climate models must take into account the effect of clouds. İklim modelleri bulutların etkisini hesaba katmak zorundadır.
- take up: (bitki, doku) emmek, almak (= absorb); yer ya da zaman kaplamak (= occupy). Plant roots take up water and minerals from the soil. Bitki kökleri topraktan su ve mineral alır.
- take in: içine almak, solumak (= absorb, inhale); anlamak, kavramak (= understand). The lungs take in oxygen and give off carbon dioxide. Akciğerler oksijen alır ve karbondioksit verir.
- take over: kontrolü ele geçirmek, yerini almak (= gain control of, replace). In some forests, invasive species have taken over the habitats of native plants. Bazı ormanlarda istilacı türler yerli bitkilerin yaşam alanlarını ele geçirmiştir.
- take on: (bir görünüm, nitelik) kazanmak (= acquire, assume); üstlenmek (= undertake). When it is heated strongly, iron takes on a red glow. Demir güçlü biçimde ısıtıldığında kırmızı bir parıltı kazanır.
- take off: hızla artmak, yaygınlaşmak (= increase rapidly); havalanmak; çıkarmak. The use of electric cars has taken off in many countries. Elektrikli otomobillerin kullanımı birçok ülkede hızla yaygınlaştı.
- take part in: katılmak (= participate in). More than two thousand volunteers took part in the trial. Denemeye iki binden fazla gönüllü katıldı.
- take note of: dikkate almak, not etmek (= notice, pay attention to). Researchers should take note of any unexpected side effects. Araştırmacılar beklenmedik her yan etkiyi dikkate almalıdır.
- take for granted: doğal karşılamak, üzerinde düşünmemek (= assume without question). We often take clean drinking water for granted. Temiz içme suyunu çoğu zaman doğal karşılarız.
- take apart: parçalarına ayırmak (= dismantle). The engineers took the engine apart to find the fault. Mühendisler arızayı bulmak için motoru parçalarına ayırdı.
- take away: ortadan kaldırmak, eksiltmek (= remove). If you take away the oxygen, the fire goes out. Oksijeni ortadan kaldırırsanız ateş söner.
Günlük hayatta sık duyacaklarınız
take after, take back, take down ve take for gibi kalıplar daha çok konuşmada ve dizilerde geçer.
- take after: (anne, baba gibi birine) çekmek, benzemek. She takes after her grandmother.
- take back: geri götürmek, iade etmek; (sözünü) geri almak. I take back what I said.
- take out: çıkarmak, dışarı almak. The dentist took out two of his teeth.
- take down: not almak, yazmak; sökmek, indirmek. The students took down every formula on the board.
- take along: yanına almak. Take a water bottle along on the field trip.
- take around: (bir yeri) gezdirmek. A guide took us around the laboratory.
- take aside: kenara çekip konuşmak. The teacher took him aside after class.
- take through: adım adım anlatmak. The instructor took us through the experiment step by step.
- take to: ısınmak, sevmek; bir alışkanlığa başlamak. Most students quickly took to the new app.
- take up with: biriyle takılmaya, arkadaşlık etmeye başlamak.
- take for: (yanlışlıkla) sanmak, karıştırmak. Many people take whales for fish, but they are mammals. Birçok kişi balinaları balık sanır, ama onlar memelidir.
- take someone in: birini kandırmak; birini evine almak, barındırmak. Many people were taken in by the fake advertisement.
- take it out on: öfkesini birinden çıkarmak. Don't take it out on your friends.
- take it easy: sakin olmak, kendini yormamak.
- take something on board: (bir fikri, öneriyi) dikkate alıp benimsemek.
- take forward: (bir işi, projeyi) ilerletmek.
- take pride in: gurur duymak. take pity on: acımak. take kindly to: hoş karşılamak (çoğunlukla olumsuz: He didn't take kindly to criticism.).
- take someone down a notch: birinin burnunu sürtmek, havasını indirmek.
Bir kalıp, birden fazla anlam: en çok karıştırılanlar
take off, take up ve take in’in hangi anlamda kullanıldığını cümlenin bağlamı belirler.
- take off: The plane took off. (havalandı) · Take off your coat. (çıkar) · Online learning took off. (hızla yaygınlaştı)
- take up: Roots take up water. (emer) · The device takes up little space. (yer kaplar) · She took up chess. (başladı)
- take in: Fish take in oxygen through their gills. (alır) · It was hard to take in all the data. (kavramak) · They were taken in by the scam. (kandırıldılar)
YÖKDİL ipucu: eş anlamlı soruları için hızlı tablo
Eş anlam sorularında take place = occur, take into account = consider gibi eşleşmeleri bilmek doğrudan puan getirir.
- take place = occur, happen
- take into account = consider
- take up = absorb / occupy
- take in = absorb / understand / deceive
- take over = assume control of
- take on = acquire / undertake
- take off = increase rapidly
- take part in = participate in
- take apart = dismantle
Kendinizi sınayın: 6 soruluk mini test
Altı boşluğu doğru take kalıbıyla doldurun; cevaplar hemen aşağıda.
- Photosynthesis ___ in the chloroplasts of plant cells.
- Plant roots ___ water and minerals from the soil.
- A good climate model ___ the effect of clouds.
- Sales of solar panels have ___ in the last decade.
- Many people ___ whales ___ fish, but whales are mammals.
- When it is heated strongly, iron ___ a red glow.
Cevaplar: 1. takes place · 2. take up · 3. takes into account · 4. taken off · 5. take … for · 6. takes on
Phrasal verb'ler nasıl kalıcı öğrenilir?
Listeyi bir kez okumak yetmez; her kalıbı bir cümleyle ve tekrar ederek öğrenin.
Her gün beş kalıp seçin, her birini bir örnek cümleyle okuyun, ertesi gün Türkçesinden İngilizcesini hatırlamaya çalışın. Akademidil'deki kelime setleri bu tekrarı sizin yerinize planlar: bildiğiniz kalıp seyrekleşir, zorlandığınız daha sık gelir. Fiillerin 2. ve 3. hâllerinde takılıyorsanız (take – took – taken) düzensiz fiiller listesine de bakın.
Hesap açarsanız ilerlemeniz ve günlük seriniz kaydedilir; tüm çalışmalar 2027/1 YÖKDİL sınavına kadar ücretsiz.
Kaynakça
- Gardner, D. ve Davies, M. (2007). Pointing out frequent phrasal verbs: A corpus-based analysis. TESOL Quarterly, 41(2), 339–359. DOI
- Cambridge Dictionary. take place. dictionary.cambridge.org
- Cambridge Dictionary. take up. dictionary.cambridge.org
- Cambridge Dictionary. take in. dictionary.cambridge.org
- Cambridge Dictionary. take on. dictionary.cambridge.org
- Cambridge Dictionary. take off. dictionary.cambridge.org
- Cambridge Dictionary. take into account. dictionary.cambridge.org
Bu yazı 9 kez okundu
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.