ADüzenli fiiller: -ed ve yazım kuralları
Geçmiş zaman (past simple) geçmişte başlayıp bitmiş olayları anlatır. Düzenli fiillere -ed eklenir; bütün öznelerde biçim aynıdır.
| Kural | Örnek |
|---|---|
| Çoğu fiil: + ed | measure → measured, observe → observed |
| -e ile biten: + d | increase → increased, produce → produced |
| Sessiz + y: y → ied | study → studied, carry → carried, vary → varied |
| Tek hece, sesli + sessiz: son harf ikilenir | stop → stopped, drop → dropped |
| İki hece, vurgu sonda: ikilenir | occur → occurred, prefer → preferred |
| Vurgu sonda değilse ikilenmez | develop → developed, happen → happened |
- The researchers measured the blood pressure of 500 adults.Araştırmacılar 500 yetişkinin kan basıncını ölçtü.
- The number of cases dropped sharply after the vaccination campaign.Aşı kampanyasından sonra vaka sayısı keskin biçimde düştü.
- Marie Curie studied radioactivity.Marie Curie radyoaktiviteyi inceledi.
YÖKDİL ipucuTürkçede "-dı / -di" ile çevrilir. Makalelerde "We found that…", "The results showed that…" kalıpları çok sık geçer.
BBilimde sık geçen düzensiz fiiller
Düzensiz fiillerin geçmiş hâli ezberlenmelidir. YÖKDİL metinlerinde en sık karşılaşılanlar:
| Fiil | Geçmiş | Anlamı |
|---|---|---|
| find | found | bulmak |
| show | showed | göstermek |
| lead (to) | led (to) | yol açmak |
| become | became | olmak, hâline gelmek |
| begin | began | başlamak |
| rise | rose | yükselmek |
| fall | fell | düşmek |
| grow | grew | büyümek, artmak |
| take | took | almak, sürmek |
| make | made | yapmak |
| bring | brought | getirmek |
| think | thought | düşünmek |
| spread | spread | yayılmak |
| choose | chose | seçmek |
- The study found a link between sleep and memory.Çalışma uyku ile bellek arasında bir bağlantı buldu.
- The temperature rose by 3 °C.Sıcaklık 3 °C yükseldi.
- The epidemic spread quickly to neighbouring countries.Salgın hızla komşu ülkelere yayıldı.
YÖKDİL ipucufound (bulmak'ın geçmişi) ile found / founded (kurmak) karışmasın: "Scientists found a new species" = yeni bir tür buldular.
COlumsuz ve soru: did not / did + yalın fiil
Olumsuz ve soru cümlelerinde did kullanılır; ana fiil yalın kalır (‑ed yok, düzensiz geçmiş yok).
| Örnek | |
|---|---|
| Olumsuz | The drug did not reduce the symptoms. (didn't reduced ✗) |
| Soru | Did the patients feel any pain? (Did … felt ✗) |
| Soru sözcüğüyle | When did the dinosaurs become extinct? |
| Kısa cevap | Yes, they did. / No, it didn't. |
| Özne sorusu (did yok) | Who discovered penicillin? |
- The treatment didn't work in older patients.Tedavi yaşlı hastalarda işe yaramadı.
- How did life begin on Earth?Dünya'da yaşam nasıl başladı?
YÖKDİL ipucudid varsa fiil yalın: "didn't found" ✗ → "didn't find". Who / What özne ise did kullanılmaz: "Who discovered …?"
DEtken mi, edilgen mi? discovered / was discovered
YÖKDİL'de geçmiş zaman sorularının çoğu etken (V2) ile edilgen (was / were + V3) arasında seçim ister. Özneye bakın: işi yapan mı, işin yapıldığı şey mi?
| Etken (özne işi yapar) | Edilgen (özneye iş yapılır) |
|---|---|
| Fleming discovered penicillin. | Penicillin was discovered by Fleming. |
| The team collected the data. | The data were collected by the team. |
| The earthquake destroyed the city. | The city was destroyed by the earthquake. |
- In 1969, two astronauts walked on the Moon.1969'da iki astronot Ay'da yürüdü.
- The first satellite was launched in 1957.İlk uydu 1957'de fırlatıldı.
YÖKDİL ipucuSeçeneklerde hem discovered hem was discovered varsa: özneden sonra bir nesne geliyorsa (discovered penicillin) etken; nesne yoksa ve özne işi yapamıyorsa (penicillin was discovered) edilgen.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.