AGerçek mi, süreç mi?
Geniş zaman her zaman doğru olan bilgileri ve tekrarlanan olayları anlatır. Şimdiki zaman ise şu anda ya da bu dönemde süren, geçici ya da değişmekte olan durumları anlatır.
| Geniş zaman (genel gerçek) | Şimdiki zaman (süren durum) |
|---|---|
| Water boils at 100 °C. | The water is boiling; turn off the heat. |
| The Earth orbits the Sun. | Global temperatures are rising. |
| Bees pollinate flowers. | Bee populations are declining. |
| The liver filters the blood. | The patient's liver is failing. |
- Glaciers form when snow accumulates over many years.Buzullar kar uzun yıllar boyunca birikince oluşur.
- Many glaciers are shrinking because of climate change.Birçok buzul iklim değişikliği yüzünden küçülmektedir.
YÖKDİL ipucuKendinize sorun: "Bu cümle her zaman mı doğru, yoksa şu sıralar mı oluyor?" Her zaman → geniş zaman; şu sıralar, değişim → şimdiki zaman.
BZaman işaretleri
Boşluğun yakınındaki zaman sözcükleri doğru zamanı çoğu zaman ele verir.
| Geniş zaman işaretleri | Şimdiki zaman işaretleri |
|---|---|
| always, usually, generally, normally | now, right now, at the moment |
| often, sometimes, rarely, never | currently, at present, these days |
| every day / year, each time | increasingly, more and more |
| in general, as a rule, by nature | this year, this week, nowadays |
- Antibiotics generally kill bacteria within a few days.Antibiyotikler bakterileri genellikle birkaç gün içinde öldürür.
- Antibiotics are becoming increasingly ineffective.Antibiyotikler giderek etkisiz hâle gelmektedir.
YÖKDİL ipucuincreasingly, currently, at present gördüğünüzde önce şimdiki zamanı; generally, usually, as a rule gördüğünüzde önce geniş zamanı deneyin.
CDurum fiilleri (stative verbs): -ing almazlar
Bazı fiiller bir eylemi değil bir durumu (içerme, sahip olma, bilme, gerekme) anlatır. Bunlar şu anda bile olsa genellikle -ing almaz.
| Grup | Fiiller |
|---|---|
| İçerme, oluşma | contain, consist of, include, comprise |
| Bağlılık, ait olma | depend on, belong to, involve, require |
| Bilme, düşünme | know, believe, understand, mean, recognise |
| Durum, görünme | seem, appear, exist, resemble, differ |
| İstek | need, want, prefer |
- Seawater contains about 3.5% salt. (is containing ✗)Deniz suyu yaklaşık %3,5 tuz içerir.
- The result depends on the temperature. (is depending ✗)Sonuç sıcaklığa bağlıdır.
- Scientists now believe that the disease is genetic. (are believing ✗)Bilim insanları artık hastalığın genetik olduğuna inanıyor.
YÖKDİL ipucuCümlede "now" ya da "at present" olsa bile contain, consist of, depend on, belong to, know, believe geniş zamanda kalır.
Dİki anlamlı fiiller: have, think, appear
Bazı fiiller bir anlamda durum, öbür anlamda eylemdir.
| Durum (geniş zaman) | Eylem (şimdiki zaman olabilir) |
|---|---|
| The cell has a nucleus. (sahip olmak) | The patient is having an operation. (geçirmek) |
| I think the results are reliable. (görüş) | We are thinking about a new method. (düşünüp taşınmak) |
| The drug appears to be safe. (görünmek) | The comet is appearing in the sky this week. (belirmek) |
- The new device has two sensors.Yeni cihazın iki sensörü var.
- The team is having problems with the equipment.Ekip ekipmanla sorun yaşıyor.
YÖKDİL ipucu"have" sahip olmak anlamındaysa -ing almaz: "The cell is having a nucleus" yanlıştır.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.