Ahave / has: sahip olmak ve özellik
have / has bir şeyin neye sahip olduğunu ya da hangi özelliği taşıdığını anlatır. Tekil öznede has kullanılır.
| Özne | Fiil |
|---|---|
| I / you / we / they / çoğul isim | have |
| he / she / it / tekil isim | has |
- A typical animal cell has a nucleus and many mitochondria.Tipik bir hayvan hücresinin bir çekirdeği ve çok sayıda mitokondrisi vardır.
- Insects have six legs.Böceklerin altı bacağı vardır.
- Mercury has no moons.Merkür'ün hiç uydusu yoktur.
- The new material has a very high melting point.Yeni malzemenin erime noktası çok yüksektir.
YÖKDİL ipucuTürkçedeki "-in … -ı var" yapısı İngilizcede have / has ile kurulur: "Hücrenin çekirdeği var" = The cell has a nucleus.
Bhave got / has got
have got aynı anlamı taşır; daha çok İngiliz İngilizcesinde ve konuşmada kullanılır. Bilimsel metinlerde have tercih edilir. Olumsuz ve soru biçimleri farklıdır.
| have | have got | |
|---|---|---|
| Olumlu | It has a nucleus. | It's got a nucleus. |
| Olumsuz | It doesn't have a nucleus. | It hasn't got a nucleus. |
| Soru | Does it have a nucleus? | Has it got a nucleus? |
| Kısa cevap | Yes, it does. / No, it doesn't. | Yes, it has. / No, it hasn't. |
- Bacteria don't have a nucleus.Bakterilerin çekirdeği yoktur.
- Does the virus have a protective layer?Virüsün koruyucu bir tabakası var mı?
YÖKDİL ipucuKarıştırmayın: "Does it have …?" ya da "Has it got …?" doğrudur; "Does it has…" ve "Has it a …" yanlıştır.
Chave ile kurulan eylem kalıpları
have bazen sahiplik değil eylem anlatır. Bu kalıplarda have got kullanılmaz ve şimdiki zaman olabilir.
| Kalıp | Anlamı |
|---|---|
| have an effect on | -i etkilemek |
| have an impact on | -de etki bırakmak |
| have a look at | -e bakmak |
| have an operation | ameliyat olmak |
| have difficulty (in) + -ing | -mekte zorlanmak |
- Air pollution has a serious effect on children's health.Hava kirliliği çocukların sağlığını ciddi biçimde etkiler.
- Some patients have difficulty breathing at night.Bazı hastalar gece nefes almakta zorlanır.
YÖKDİL ipucuYÖKDİL'de edat sorusu: effect on, impact on, influence on hepsi on alır. "effect of X on Y" = X'in Y üzerindeki etkisi.
Dhave yerine akademik fiiller ve "there is"
Bilimsel metinlerde have yerine sık sık daha resmî fiiller kullanılır; okuma sorularında bunları eşleştirebilmek gerekir.
| Fiil | Anlamı | Örnek |
|---|---|---|
| contain | içermek | Each cell contains DNA. |
| possess | sahip olmak | Some plants possess medicinal properties. |
| consist of | -den oluşmak | The atom consists of a nucleus and electrons. |
| play a role in | -de rol oynamak | Vitamin D plays a role in bone health. |
- Some animals possess the ability to regrow lost limbs.Bazı hayvanlar kaybettikleri uzuvları yeniden oluşturma yeteneğine sahiptir.
- There is a nucleus in every eukaryotic cell.Her ökaryotik hücrede bir çekirdek vardır. (= Every eukaryotic cell has a nucleus.)
YÖKDİL ipucu"X has Y" ile "There is Y in X" aynı bilgiyi verir. Çeviri sorularında ikisini birbirine dönüştürebilmek gerekir.
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.